Egzoz gazları, fabrika bacalarının kustuÄŸu kanserojenler, içme sularımıza karışan sanayi atıkları, bir yandan da belediyelerin temizlemek için suya kattıkları klor, fast food gıdalardaki, hazır yiyeceklerdeki tehlikeli katkı maddelerine karşı elimizde iki silah var: EKMEÄ?İMİZ ve ZEYTİNYAÄ?IMIZ
Doktor İlhami Güneral, bugün dünyanın en önemli kanser ilacı olarak kabul edilen köpekbalığı kıkırdağının Küba’nın ihracat kalemleri arasında ilk sırada yer alışını gülümseyerek karşılıyor. Köpekbalığından çıkarılan squalene adlı madde sızma zeytinyağında bol miktarda bulunuyor. Günde 100 cl. Zeytinyağı tüketimi ile köpekbalığı kıkırdağından alınacak kadar squalene alınır…
Dr. İlhami Güneral ile sürdürdüğümüz dizinin beşinci gününde ülkemizde de bol miktarda bulunan, ancak ne yazık ki yeterince tüketmediğimiz zeytinyağı birinci tartışma konumuzu oluşturuyor.
Bu konuÅŸma sırasında Dr. Güneral, Dr. Klinkhamer’in ÅŸu sözünü anımsamadan edemiyor: ‘Büyük ilaç firmaları, havucun ya da baklanın saÄŸlık yönünden deÄŸerini araÅŸtırmayı istemezler. Zira kendi ürünlerine büyük yatırımları vardır. Para musluÄŸu neredeyse, ilgi ve araÅŸtırma da o tarafta. Böylece anlaşılıyor ki, konvansiyonel tıbbın kanser problemini çözmesi olanaksızdır’
Köpekbalığı kıkırdağı yerine ZEYTİNYAÄ?I
Dr. Güneral, zeytinyağının da ABD’de unutturulmak istendiÄŸini anlatıyor. Biz de bir süre önce İzmir BüyükÅŸehir Belediyesi tarafından yayımlanan ‘Tarihten Günümüze İzmir Mutfağı’ adlı kitabımızda, zeytinyağının Akdeniz’in bir mucizesi olduÄŸunun altını çizdiÄŸimizi söylüyoruz. Gerçekten de, Akdeniz’de kalp krizleri ve kanser dünya ortalamalarının çok altındaydı.
KonuÅŸmamızda hem fikir olduk ki, egzoz gazları, fabrika bacalarının kustuÄŸu kanserojen- ler, içme sularımıza karışan sanayi atıkları, bir yandan da belediyelerin temizlemek için suya kattıkları klor, fast food gıdalardaki, hazır yiyeceklerdeki tehlikeli katkı maddelerine karşı elimizde iki silah vardı: EkmeÄŸimiz ve zeytinyağımız… ikisine de çok iyi sahip çıkmalıydık.
Bir süredir gazetelerde ilanlar çıkıyor, TV’lerde haberlerini izliyoruz. Köpekbalığı kıkırdağı AIDS ve kansere iyi gelmektedir, hatta önleyicidir. Doktor Güneral’e soruyoruz:
- Köpekbalığı kıkırdağı gerçekten önleyici mi?
- Evet önleyicidir. Köpek balığı karaciÄŸerinde bulunan Squalene maddesi tümörlerin yok edilmesinde yapıtaşı niteliÄŸindedir. Bu madde bazı böceklerde ve karıncalarda da vardır. Squalene kanser tedavisinde baÅŸarı ile kullanılmaktadır. En önemli üreticisi Küba’nın da önemli bir zenginlik kaynağıdır. Ancak unutmayınız ki bu maddenin en çok bulunduÄŸ madde ise bizim sızma, geleneksel yöntemlerle çıkarılmış zeytinyağıdır. Zeytinyağında yüzde 2 oranında Squalene bulunur. Günde en az 100 cl. Zeytinyağı tüketen bir kiÅŸi gerektiÄŸi kadar Squalene almış olur. Amerikan Tabipler BirliÄŸi’nin yayınladığı Archive of Internal Medicine Dergisi’nin 12 Ocak 1998 sayısında çıkan bir makale hayati bilgiler içeriyor. İsveç’teki Karolinska Enstitüsü’nden baÅŸta Dr. Alicya Wolk olmak üzere 8 bilim adamının yıllar süren 61.471 kadın üzerinde yaptıkları araÅŸtırma da ÅŸu çok önemli sonucu vermiÅŸtir: Zeytinyağı kanser riskini yüzde 50′ye yakın azaltmaktadır. Buna mukabil soya, mısır, ayçiçek yaÄŸları, hayvani yaÄŸlar ve margarinler kanser riskini yüzde 69 yükseltmektedir. O nedenle buÄŸday kadar önemli olan zeytinyağının tüketiminin artmasına çalışmamız gerekiyor.
Yüksek ateş tedavisi
İki yıl kadar önce Rusya’da bir grup hekimin kanserli hücreleri yüksek ateÅŸ tedavisiyle öldürdüğü iddia edilmiÅŸ, ancak baÅŸta Türkiye’deki ‘ortodoks’ hekimler tarafından bu iddia kabul görmemiÅŸti.
Dr. ilhami Güneral ile yaptığımız söyleÅŸi de bu konuyu da gündeme getirdik. Güneral bu yöntemin de doÄŸru bir yöntem olduÄŸu kanısında, ancak sadece Ruslar’ın bildiÄŸi iddiasına katılmıyor. Bakın uzmanımız bu konuda neler diyor:
-Bu iddialar doÄŸru mudur?
-Kanser hücreleri 42 derecenin üzerindeki ısıya dayanmaz ve ölür. Bu, ta Mısırlılar zamanından beri bilinen ve tedavi maksadıyla uygulanan bir yöntemdir. Günümüzde bu uygulamalar daha bilimsel yöntemlerle, lokal olarak iyi odaklanmış, ultrason, mikro dalga ve radyo dalgalarıyla yapılır. Kanser kitlesi 42-44 C dereceye kadar ısıtılır ve böylece sağlıklı komşu dokulara zarar vermeden tümör kitlesi tahrip edilir.
- Türkiye’de neden uygulanmıyor?
- Bu kadar sade, böylesine etkili ve zararsız bir kanser tedavisi, ne yazık ki, ülkemiz onkologları tarafından ya bilinmediÄŸinden, ya da ilaç firmalarına sadakatten kanser hastalarına ulaÅŸamıyor. Yüksek ateÅŸ ÅŸokunun kanseri tedavi etmesi yanında, koruyucu niteliÄŸini de gösteren çok parlak bir örnek verelim: Bundan 50 yıl kadar önce Orta İtalya’da Pontine Bataklığı diye anılan ve adeta sıtma tarlası olan bir bölge vardı. 500 kilometrekarelik bir bölgede hemen herkes sıtma geçirmekte ve bu hastalığın sık sık nükseden yüksek ateÅŸ krizlerini yaÅŸamaktaydı. Fakat bu bölge yerlileri arasında hiçbir kanser olayı saptanmamıştı. Görüldüğü gibi yüksek ateÅŸ kanseri önleyici bir etken…
Dr. Güneral’dan kanserlilere tavsiyeler…
1) Gün boyu, susadıkça, evde yapılmış fazla koyu olmayan sebze çorbaları ve taze sıkılmış sebze ve meyve suları içiniz. Bu vücudunuza gereken vitamin, mineral ve enzimleri depolar ve ayrıca vücudu toksinlerden temizler.
2)Ne içmede ne de pişirmede asla klorlu olabilecek su kullanmayın. Özellikle pişirme sırasında klor yoğunluk kazanabileceğinden daha da tehlikeli olabilir.
3) Gıdalarınızı paslanmaz çelik ya da cam kaplarda pişirin. Az su kullanın. Düdüklü tencere, mikro dalga fırını ve alüminyum kap kullanmayın.
4)Alkollü içki kullanmayın. Yoğun sigara dumanı olan yerlerden kaçın.
5) Rafine besinler ve muamele görmüş gıdaları kullanmayın. Yedikleriniz ne derecede doğal ve taze iseler o kadar yararlıdırlar.
6)Toksik maddelerle ilaçlanmış sebze ve meyveleri kullanmayın. Bahçeniz varsa bu ürünleri kendiniz yetiştirin.
7) Tuzu azaltın ve iyotlu tuz kullanın.
Patates, kuru fasulye, fındık, yeÅŸil sebzeler gibi potasyum yönünden zengin gıdalar alın…
9) En az 8 saat uyuyun. Gündüz ara sıra dinlenin. Elinizden geldiğince hareketli olun.
10) Bitki çayları için, kekik, kuşburnu, ıhlamur, adaçayı gibi,
11) Beyaz ekmek yerine, çavdar, yulaf, kepek ekmeği ve bulgur kullanın. Esmer pirinç de tavsiye edilir.
12) Sadece koyun sütünden yapıldığına inandığınız peynir ve yoğurtları yiyin.
13) Taze meyve yerken, içerdiği şeker düzeyine göre elma, armut ve portakal gibi iri meyveler günde 3-4 tane, çilek, vişne; kiraz ve ahududu gibi meyveler 150/200 gram yenebilir.
14) Zeytinyağı kullanın.
15) Taze olarak beyaz etli derin su balıkları yiyin.
16) Kuzu eti ve ciÄŸeri yiyin.
17) Kavrulmamış kayısı çekirdeği yiyin
18) Bol bol ısırgan otu yiyin… Tohumunu balla karıştın, kendisini börek ya da salata ÅŸeklinde yiyin.
19) Acı biber dışındaki baharatları kullanabilirsiniz.
20) SoÄŸan ve sarımsağı da bol bol tüketin…