Archive for Ocak, 2008

Kanser teÅŸhisi

Salı, Ocak 8th, 2008

Kanserin en iyi teşhisi, erken yapılan teşhistir. Kanser ne kadar erken belirlenirse, vücutta diğer organ veya dokulara yayılmadan önce tedavi edilebilme şansı da o kadar yüksektir. Günümüzde varolan kanser tarama metodlan ile artık birçok kanser tedavi için yeterli olacak şekilde erken teşhis edilmektedir.Kanser teşhisinde amaç kanserin çeşidini ve yerleştiği yeri belirlemektir. Her kanser çeşidinin kendine [...]

MEME KANSERİ İÇİN CEVAPLAR

Salı, Ocak 8th, 2008

Kadınların Göğüslerinde Neden Değişiklikler Olur ?Göğüslerde şu değişiklikler olabilir; yumrular, şişkinlik, göğsün
biçiminde görülen bir değişiklik, göğüs derisinin içine kaçması, göğsün bir
kısmının diğer kısımlarından değişik bir görünüm kazanması, meme başından akıntı
gelmesi, meme başının içeriye kaçması veya göğüste sancı olması. Bu
değişikliklerin yüzde 95′i kanser değildir. Göğüslerin şişmesi, acıması veya
yumrulu olması, örneğin, adet günlerinden önceki hormon değişikliklerinden
kaynaklanabilir. Bazı [...]

Rahim ve rahimağzı kanseri

Salı, Ocak 8th, 2008

Rahim ağzı, rahmin vajinaya açılan boyun kısmıdır. Rahim ağzı kanseri jinekolojik kanserler içinde 2. sıklıkta görülen kanserdir. Pap smear incelemesinin yaygınlaşması ile rahim ağzı kanserinin görülme sıklığı azalmıştır.Anormal hücre büyümesi genellikle 25-35 yaşları arasında başlar.
Rahim ağzı (serviks) kanseri:
Bu hücreler ,öncül kanser hücresi olarak değerlendirilir. Zamanla bu hücreler kanser hücrelerine dönüşerek carcinoma in situ olarak [...]

Yumurtalık ve tüp kanseri

Salı, Ocak 8th, 2008

Yumurtalık kanseri herhangi bir belirti vermeden ileri evrelere ulaştığı için jinekolojik kanserler içinde en çok korkulan kanserdir. Düzenli jinekolojik muayene dışında erken tanıda kullanılabilecek bir yöntem yoktur.
Yumurtalık (Over) Kanseri:
Yumurtalık kanseri herhangi bir belirti vermeden ileri evrelere ulaştığı için jinekolojik kanserler içinde en çok korkulan kanserdir. Düzenli jinekolojik muayene dışında erken tanıda kullanılabilecek bir yöntem [...]

Penis kanseri

Salı, Ocak 8th, 2008

Penis kanseri çok enderdir. Genellikle sünnet olmamış ve sünnet derisinin altındaki bölgeyi temiz tutmayan erkeklerde görülür. Ilk safhalarda, genellikle penis ucuna yakın ağrısız küçük oluşumlar ortaya çıkar. Ameliyatla çıkarılıp incelenmeden, bunları alelade zararsız penis siğillerinden ayırmak olanaksızdır. Hapis oluşum geliştikçe ağrı ve kanama olabilir.
Belirtiler
- Penisin genellikle ucunda, sivilce gibi ağrısız bir yara;
- Peniste baÅŸka tip [...]

MİDE KANSERİ

Salı, Ocak 8th, 2008

Dünya üzerinde bazı ülkelerde sık görülmesi, bu kanserin genetik faktörlerle ve yeme alışkanlıkları ile ilgisi olduğunu göstermektedir. Özellikle Japonya başta olmak üzere, Çin ve İrlanda da bu hastalık sık görülmektedir.
Erkeklerde kadınlardan 2 kat daha sık görülür. Bu hastalık genellikle 60-70 yaşlarında sık olarak görülmektedir.
Mide kanserinin en sık görüldüğü yer küçük kurvatur ve antrumdur.
EPİDEMİYOLOJİ
Dünya üzerinde bazı [...]

Pankreas kanserleri

Salı, Ocak 8th, 2008

Hastalığın tanımı
Pankreastan köken alan tümörlerdir.
Nedenleri, Görülme sıklığı
EÅŸlik eden durumlara raÄŸmen etyoloji bilinmemektedir.
Eşlik eden durumlar : ırk , diabetes mellitus ( şeker hastalığı ) , tütün , çevresel ve mesleki faktörler ve gıdasal lipidler
İlginç olan , tütün kullanımının etkisi ile ilgili bulgular düzenlendiğinde pankreatit , alkol ve kahve arasında birliktelik görülmemiştir.
Risk faktörleri :
Çok muhtemel : ırk, [...]

Testis kanseri erkek yumurtalık kanseri

Salı, Ocak 8th, 2008

Testis tümörleri tedavisi mümkün olan ve yüksek oranda kür elde edilebilen genç ve orta yaşlı erkeklerde daha sık izlenen tümörlerdir. Seminom grubu testis tümörleri radyoterapiye çok duyarlı olup orşiektomi ve ışınlama ile tüm evreler için % 90 nın üstünde kür oranı elde edilir. Non-seminom testis kanserlerinin tedavisinde efektif kemoterapi kombinasyonlarının kullanılmaya başlanmasıyla kür oranı % [...]

ATOPİK DERMATİT ( EGZEMA ) NEDİR

Salı, Ocak 8th, 2008

Kronik, tekrarlayan, pembe renkli, yüzeyi pütürlü olan kaşıntılı döküntülerdir. Aktif lezyonlar tüm vücütta
yaygın veya bir bölgede sınırlı olabilir. Bunlar pembe renkli, sulantılı, kaşıntılı lezyonlar şeklinde olabilir.
Aşırı kaşınma sonucu enfekte olabilirler. Lezyonların sürekli olarak nüks ettiği veya iyileşmediği
dönemlerde cilt kalınlaşması, çizgilenmesi, soyulmalar ve renk koyulaşması olabilir. Hastalığın
başlangıç yaşına göre lezyonların vücüttaki dağılımı farklılık gösterir.
1. İnfantil ( [...]

Hiperhidrozis = Aşırı Terleme Bozukluğu

Salı, Ocak 8th, 2008

Terleme: egzersiz esnasında, sıcak veya soğuk havalarda vücut sıcaklığını ayarlamak için gerekli fizyolojik bir mekanizmadır. Bunların dışında stres ve heyecan nedeniyle terlemede artma olabilir.İnsan vücudunda bulunan iki sinir sisteminden biri olan somatik (istemli) sinir sistemi bize ağrı, ısı ve dokunma gibi duyuları hissetmemizi ve vücudun farklı bölümlerinin hareketlerini sağlayan kaslarımızı kontrol etmemizi sağlar.
Otonom (istemsiz) sinir [...]